AYNI LORKE

AYNI LORKE

İleti lutfu » Cum Arl 25, 2009 1:28 am

Süperlig'de ilk yarı bitti.

En flaş takım hangisi?

Atletico Lorke.

*


Takunya United lider, bunlar ikinci... Aslında, Olimpic Lorke'ydi kulübün adı... Kandil İdmanyurdu'ndan santrfor transfer edip, sezon açılışını Habur'da kurulan seyyar statta yaptılar; sanki UEFA Kupası kazanmış gibi üstü açık otobüsle tur attılar.

*


Bismillah, daha ilk deplasmanda olaylar çıktı; milli takıma kombine bileti olan İzmir seyircisi sahaya indi, maç tatil edildi... Taraf'tar isimli spor gazetesi, “İzmirspor küme düşürülsün, Olimpic Lorke'ye 9 puan verilsin” manşeti attı.

*


FIFA'nın talimatı üzerine fikstürde değişiklik yapıldı, Olimpic Lorke'nin bundan böyle deplasmana gitmemesi, bütün maçlarını evinde oynaması, üç kornerinin bir penaltı sayılması kararlaştırıldı. Fikstür avantajını kullanan Olimpic Lorke, kiralık futbolculardan kurulu Club Liboj'u 21-0 yenerek, averajını düzeltti. Gollerin 18'ini Club Liboj kendi kalesine attı.

*


(Club Liboj'un maçı sattığı iddia edildi... “Bunlar para almış” diye rapor tutan hakem, çete iddiasıyla içeri alındı. Taraf'tar gazetesine demeç veren Club Liboj yöneticileri, “Biz namusumuzla top oynuyoruz, Takunya United'a da 42-0 yenilmiştik, ne var bunda?” dedi.)

*


Dinamo Altıok, her zamanki gibi şampiyonluk parolasıyla başladı. Ancak, bitirici vuruşlarda pek beceriksiz... En son Dersim derbisinde, sol açık Kemal, muz ortaya rövaşata çakayım derken, takım arkadaşı stoper Onur'un burnunu kırdı. Çok kritik üç puan kaybedildi.

*


Sporting Hareket desen, sağ açık Oktay'ın fuleli deparlarına rağmen, sıra takımı görüntüsünde... Maç öncesindeki ısınma hareketlerinde ip atlayarak tribünleri coşturuyorlar ama, kontratak yerine, kapalı defansla, beraberliğe razı bir görüntü çiziyorlar.

*


Bu karambolden faydalanan Olimpic Lorke, taktiği maktiği boşverdi, bol faullü, dan dun futbola başladı... Sahalarımızda görmek istemediğimiz sahneler yaşandı; rakip futbolcuları vurdu, stadı yaktı, soyunma odasının koridoruna mayın döşedi, tribünleri taradı... Neticede, Merkez Hakem Komitesi tarafından ligden atıldı... Buna rağmen, Federasyon Başkanı tarafından “fair play ödülü”ne layık görüldü!

*


E baktılar ki, Federasyon arkalarında... Olimpic Lorke tabelasını indirip, Atletico Lorke tabelasını astılar... Ama bir sorun vardı. Kaleci Ahmet'e yeşil sahalardan men cezası verildiği için, ilk 11 eksik kalmıştı... Aurelio'nun Türk yapılması taktiğiyle, Roberto Carlos'un Kürt yapılıp, kadroya alınması gündeme geldi. Ancak, İmralı'daki teknik direktör, “Ben Fener'den topçu almam, alacaksanız Keita'yı alın” dedi. Uzun pazarlıklar sonucunda, bonservisi elinde olan ve forma giyecek takım arayan amatör Ufuk'un sezon sonuna kadar kiralık oynamasına karar verildi.

*


Folluk bile olsa, küme düşürülmeyeceği kesinleşen Atletico Lorke'nin, ligi kaçıncı bitirirse bitirsin, Şampiyonlar Ligi'ne katılmasına kesin gözüyle bakılıyor. Bu sene, olmadı öbür sene, lisansı iptal edilen teknik direktörlerinin affedilmesi ve takımın başına geçmesi bekleniyor. Maçları Biji Türk'ten şifreli, yalaka televizyonlardan şifresiz yayınlanıyor.

YILMAZ ÖZDİL / HÜRRİYET
Kullanıcı avatarı
lutfu
Arasıra Gelenlerden
Arasıra Gelenlerden
 
İleti: 6
Kayıt: Pzr Nis 26, 2009 12:00 am
Konum: İZMİR

YAPRAK DÖKÜMÜ AKP;DE

İleti mert » Pts Arl 28, 2009 12:20 pm

Yazı Boyutu
AKP Ankara Milletvekili Zekai Özcan partisini sert sözlerle eleştirdi.


AK Parti Elazığ milletvekili Fevzi İşbaşaran'ın dün '“Başbakana hediyem olsun” diyerek istifasının ardından bugün de AKP Ankara Milletvekili Zekai Özcan partisini eleştirdi. Özcan, “Konuşmazsam sorumluluğumu yapmamış olurum” diyerek, hükümetin Kürt, Alevi ve Roman açılımları ile ilgili sert sözler söyledi. Özcan, Habur'daki görüntüleri de 'rezalet' olarak nitelendirdi.

Özcan, Türkiye gündeminde uzun süredir ağırlığını koruyan tartışmalarla ilgili olarak ANKA’nın sorularını yanıtladı.

Özcan, Demokratik Açılım, Alevi açılımı, Roman açılımı, Ergenekon davası, DTP’nin kapatılması, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a suikast iddiaları ve Elazığ Milletvekili Fevzi İşbaşaran’ın ortaya attığı asker-polis tartışması ile ilgili olarak, “Konuşmazsam sorumluluğumu yapmamış olurum” değerlendirmesini yaptı.

'Kürt Açılımı' olmaz

Problemlerin çözmek için hükümetin iyi niyetle giriştiği Demokratik Açılım projesinin daha işin başında şanssızlık ve yanlışlarla hedefinden saptırıldığını vurgulayan Özcan, öncelikle sosyologlar ve kanaat önderleriyle görüşülmesi gerekirken İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda Polis Akademisi’nde Kürt meselesi konusunda kanaatleri bilinen belirli gazetecilerle toplantı yapılmasını eleştirdi ve, “Adına ‘Kürt Açılımı’ denilmesine itiraz edilmeyen sürecin ilk şanssızlık ve yanlış olmuştur” dedi.

HABUR’DAKİ GÖRÜNTÜLER REZALET

Özcan, Habur karşılaması, “pişman olmayan PKK’lıların serbest bırakılmasının Adaleti zedeleyip büyük yara açtığını” anlatırken, “Habur’daki görüntüler tam bir rezalete dönüşmüş, bu görüntüleri Türk milleti kendisine meydan okuma olarak algılamış ve kanını dondurmuştur” diye konuştu.

Ak Parti MİLLETVEKİLİNE ELEŞTİRİ

“Sürecin sadece muhalif gruplar değil, bizzat Ak Parti’li milletvekillerince de sabote edildiğini” ifade eden Özcan, Grup Başkanvekili Ayşenur Bahçekapılı’yı kastederek, “Bir hanımefendi Anayasa’dan ‘Türklük’ tanımı kalkacak diyebilmiş, bazı milletvekilleri ise, sabırlı olunması gerektiğini, Kürtçenin eğitim dili olacağını, ‘Ne Mutlu Türküm Diyene’ sözünün dağlardan silineceği gibi demeçler verebilmişlerdir.

Oysaki problem Türkiye’de varolan demokrasi açığını gidermektir. Etnik grupların var olduğunu söyleyerek, ısrarla Kürt vurgusu yapılarak problemin çözülebileceği yanlışlığa dönüşmüştür. Etnik vurgu ayrımcılığı çağrıştırır, vatandaşların birbirlerine ‘öteki’ diye bakmasına sebep olur. Etnik vurgu ile problem çözülmez aksine dar bir alanda örülen problemi daha da büyütür. Kristal vazoyu çatlatırsanız sonra hiçbir açılım bu çatlağı birleştirmez” dedi.

“PKK MEŞRUİYET KAZANDI”

Bu süreç içinde Siyasi Kürtçülük hareketinin ivme kazandığını büyük bir propaganda alanı bulduğunu kaydeden Özcan, “DTP’lilerle el sıkılıp sıkılmayacağı tartışılırken PKK’ya meşruiyet kazandırılmıştır. Demokratik açılımın bir tarafının Öcalan olduğunu açıkça söyleyebilmişlerdir. Bu propaganda haksız olmuş, Silahlı Kuvvetlerimiz, güvenlik güçlerimiz yıpratılmaya çalışılmış, neredeyse her gün yeni bir iddia ve iftiranın odağı olmuşlardır. Bunun acısını çekiyoruz., PKK’nın ilk terör baskını yaptığı Eruh’ta yıldönümü festival diye kutlanıyor! Daha yakın zamanda Tokat’ta 7 erimiz PKK tarafından şehit edilirken büyük aymazlık içinde seyrettik” ifadesini kullandı. Özcan şöyle konuştu:

"MİLLİ BİRLİK MUHALEFETLE UZLAŞARAK OLUR"

“MHP ve CHP’nin oy oranı en az yüzde 35’tir. Bu yüzde 35 ile uzlaşmazsak Milli Birlik Projesi yürütemeyiz. Hele etnik vurgu yaparsak hiç yürütemeyiz. Muhalefetin AKP’yi, AKP’nin de muhalefeti anlamak mecburiyeti vardır.”

"ETNİK VURGU YAPILMAMALI"

Çözüm, kesinlikle etnik vurgu yapmadan bireysel demokrasi eksiğimizi tamamlamaktır. Taşlı, sopalı PKK yanlısı sokak gösterilerine müsamaha ve müsaade edilmemelidir. Aksi halde bu haliyle Demokratik açılım projesi siyasi Kürtçülerin yeni bir ulus yaratmak hedefine hizmet eder ki bu birlikteliğimizin, kardeşliğimizin sonu olur.”

"AYNI YANLIŞ ROMAN VE ALEVİ AÇILIMINDA DA VAR"

“Yapılan yanlışlığı Roman açılımında da görüyoruz. Bu projeyi Sayın Faruk Çelik yürütüyor. Bu bir demokratik sorunsa ki öyledir, o zaman niye Demokratik Açılım Projesi içinde değil? Alevilerin talepleri bir demokratik taleptir. Dolayısıyla bu da Demokratik açılımın içinde olmalıdır. Dinin, mezhebin, etnik grupların üzerinde vurgu yapılması demokrasi ile çelişir.”

"ÜÇLÜ MEKANİZMA DÖRTLÜ MEKANİZMAYA DÖNÜŞTÜ"

“PKK’yı tasfiye etmek için ABD, Irak ve Türkiye arasında oluşturulan üçlü mekanizma, son gelişmelerle, pratikte dörtlü mekanizmaya dönüşmüştür. Irak’ın kuzeyinde ABD tarafından kurdurulan Bölgesel Peşmerge Yönetimi bağımsız bir devlet olmadığına göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafından muhatap alınamaz. Görülüyor ki başta Dışişleri Bakanımız olmak üzere bakanlarımız, bürokratlarımız her Bağdat’a gidişlerinde Erbil’e uğramak durumunda kalıyorlar.”

"MAHABAD KÜRT CUMHURİYETİ BENZETMESİ"

“Biliyoruz ki bu coğrafyada büyük güçler Kürtleri kullanmışlardır. 2. Dünya Savaşı’ndan sonra büyük prestij kazanan Sovyetler, 1946’da İran’a girdi ve Gazi Muhammed’e ‘Mahabad Kürt Cumhuriyeti’ni kurdurdular. Ancak Sovyetler aynı yıl İran’dan çekilince, Gazi Muhammed ve yakınları idam edilerek kukla cumhuriyet tasfiye edilmiştir. ABD’nin bugün aynı düşünceyi Kuzey Irak’ta uygulamayacağını söylemek safdillik olur.

Türkiye için Kuzey Irak’taki gelişmeler PKK’dan da tehlikeli görünmektedir. Bölgesel yönetim, Erbil’e Kandil bağlantısını kesse, PKK Kandil’de tasfiye olur. Ancak yapmaz. Nitekim demokratik yolu tavsiye ediyor. Elinden silahı bırakmayan terör örgütüne karşı demokratik yol!

Türkiye, üçlü mekanizmayı dörtlü mekanizmaya dönüştürmemeli, siyasi Kürtçülüğün merkezi olan Erbil’de daha önce Türkiye’den beslenen Barzani’nin zaman zaman Türkiye’ye nasıl tehdit ve tahrikkar üslup kullandığı unutulmamalıdır. Bu durum yarın daha da büyük problem yaratacaktır.

Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Kurucu Siyasi Heyet, hiçbir etnik ayrım yapmadan herkesi Türk Milletinin eşit vatandaşı olarak, Türk kabul etmiş, kurduğu cumhuriyete de Türkiye Cumhuriyeti Devleti demiştir. 25 yıllık PKK terörü dahil 86 yıldır değişmemiştir ve asla değişmeyecektir.”

. Yayın Tarihi : 27 Aralık 2009 Pazar 14:22:51 Güncelleme :27 Aralık 2009 Pazar 14:26:27
Kullanıcı avatarı
mert
Sık Sık Gelir
Sık Sık Gelir
 
İleti: 14
Kayıt: Sal Ağu 18, 2009 12:00 am


Görüşleriniz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron