ASIL AZMAZ BAL KOKMAZ

ASIL AZMAZ BAL KOKMAZ

İleti Zilzal » Per Arl 10, 2009 12:56 am

Türkiye’nin, yaklaşık yüz yıldır dahil bulunduğu batı ailesi içindeki görevi ‘kaleci’likti. Onu her işte ya kaleye gönderiyorlardı ya da ‘bek’ oynatıyorlardı. Ama artık anlaşılıyor ki Türkiye santrafor oynayacak…

Batılı bir devlet sayılması karşılığında Türkiye, o âlemin jandarmalığını yapmaktan kurtulamadı uzun süre. İtibar da görmedi.

Fakat hiçbir şey ila nihaye devam etmiyor işte. Mevlana’nın “Herkesi ki o, dur mand ez asl-ı hiş/ Baz cuyed ruzigar-ı valsı hiş” (Asıl esastır. Aslını kaybetmeyen, özünü kaybetmeyen önünde sonunda asli mahiyetine yeniden döner) dediği gibi Türk milleti yeniden aslına ve özüne; daha doğrusu, ‘yeryüzünde adalet dağıtıcılığı’ olan asıl vazifesine dönüyor.

O vazifenin eski kültürümüzdeki adı ‘i’lay-ı kelimetullah’tır. Allahın adını yüceltmek; yani barışı ve huzuru yeryüzüne hâkim kılmak!

Türk milletine, kader bu vazifeyi yüklemiştir ama cumhuriyeti kuranlar ona bu vazifesini unutturmak için her şeyi yapmışlardır.

Cumhuriyetin kurucularına, bin yıllık dini geçmişimizi hatırlatan, İslam olmadan, ona sırtını dönerek bu coğrafyada iktidarın sürdürülemeyeceğini haykıran rahmetli Fuat Köprülü’nün, dediği gibi, Türkiye İslam’a, İslam tarihine ve Müslüman halklara sırtını dönerek bir yere varamayacağını anladı. Görevini derk etmeye başladı, neticelerini de yakın bir zamanda toplayacaktır. Hep birlikte göreceğiz.

* * *

Bir Kürt şairi (belki de Molla cüzeyri) “Mim, matlae şemse ahad ayine sifet gir/ Lam’ı ji arab berqe ji fehhare acem da!” diyerek, tevhid güneşi olan İslam’ın Arablar arasında zuhur ettiğini fakat şavkının Acem (gayrı Arab unsurlar) içinde parıldadığını söyler. İslama hizmet vazifesinin, Araplar’dan gayrı arap unsurlara geçtiğini anlatır.

Evet birlik güneşi olan Hz. Muhammed (asv) Arapların arasından çıktı. Araplar, onun getirdiği imlahi hakikatler sayesinde, kısa zamanda büyük bir inkişaf göstererek, Cebel-i Tarık’tan Çin Seddi’ne kadar İslamı ulaştırdılar ve ‘sabıkun’ övgüsüne mazhar oldular. Sonra gerek Emevilerin gerekse Abbasilerin, dinin kıymetini yeterince bilmemeleri nedeniyle Cenab-ı Hak, bu dinin geliştirilip serpilmesini Farsların omzuna yükledi. Onlar da vazifelerini hakkıyla yaparak Türk kavminin İslamlaşmasına zemin hazırladılar…

Hallacı Mansur gibi maneviyat önderlerinin Türkler arasında başlattığı fütuhat, Ahmet Yesevileri ve can erlerinin yetişmesini sağladı. Ve sonra Türkler, mizaçlarıyla da bire bir örtüşen şu dine kıtalar halinde dehalet etmeye başladılar.

Hicri 4. yüzyılın sonundan itibaren İslam dünyasına girmeye başlayan ve kısa zamanda iktidarı devralıp ümmetin ağabeyi konumuna geçen Türkler, İslam’a yaptıkları hizmetlerden dolayı büyük itibar ve izzet gördüler. Cenab-ı Hak, onların bu fedakarane çabaları sonucu, İslam medeniyetinin en uzun soluklu, en adil, neticeleri itibarıyla en kalıcı izler bırakan devletini (Osmanlı) kurmayı onlara nasip etti. Şu hizmetlerimizden dolayı dünyanın göbek taşı olan Anadolu’yu bizlere vatan eyledi.

Biz bu nimetin kıymetini bildikçe de onu bize ait kılmayı sürdürdü. Ne zaman ki, Türklerin devleti (Laik cumhuriyet), biraz da Siyonistlerin oyunu ile İslamiyet’e karşı tavır almaya başladı, şu topraklarda huzur ve sükûn uçup gitti. Kardeşler birbirine düşman oldular. Yek diğerini beğenmez hale geldiler. Ben korkuyordum ki, TC’nin İslam’a karşı inatçı tavrı, sonunda gadab-ı ilahiyi üzerimize çekecek de Allah bu toprakları bizden alıp, onu hakkeden birilerine verecek.

Çünkü açık ayet var; Eğer bu dine hizmet eden millet, ona gerekli ihtimamı göstermezse, Allah da nusreti ve iktidarı onlardan alıp, onların yerine, Müslümanlara karşı daha müşfik, zalimlere karşı daha izzetli bir kavmi görevlendirir.

İşte ben bundan hep korkuyordum. Milletin iradesini ele geçiren bir zındıka komite, yıllarca Türklüğü ve ve onun kahraman ordusunu ‘İslamın bazı şeairine karşı’ kullanmaya çalıştı ama muvaffak olamadı işte. Türk halkı o cendereden çıkmaya, o tuzaktan kurtulmaya başladı şükür.

Zaten ben hiç ümidimi yitirmedim. Gerek Bediuzzaman gibi, bu asırda bilginin İslamileşmesini ve dönüştürülmesini sağlamakla görevlendirilmiş hak dostlarının, gerekse tasavvuf erbabının işaretlerinden istifade ederek, inanıyordum ki, İslam yeniden neşvü nema edecek. Fakat bu neşv ü nemanın bu topraklarda mı yoksa diğer yurtlarda mı gerçekleşeceği konusunda tereddütlerim vardı. Şimdi görüyorum ki cenab-ı hak bu topraklarda yaşayan halkların eliyle kendi dinini yeniden ayağa kaldırıyor.

Elhamdülillah. Şimdi bu umudumun tomurcuklandığını hissediyorum. Başbakan’ın ABD’deki görüşmelerini ve ardından yapılan açıklamaları dinlerken, satıraralarına kelimelerden anladım ki mukadderat yüzünü göstermeye başlamış.

Bakın Türkiye yüz sene önce hasta adamdı, öldürmeye çalıştılar. Hasta döşeğinde iken topraklarını ve servetlerini paylaştılar. Çocuklarını, dostlarını, arkadaşlarını (Kafkas ve balkan kavimleri, Ermenileri, Arapları…) kandırıp onun mallarını el koymasını sağladılar. Sonra her şeye rağmen ölmediğini görünce, onu Türkiye gibi küçücük bir arazi üzerinde geçinmeye mecbur ettiler. Adeta, yeniden Ergenekon’a sığınmak zorunda bıraktılar. Yaklaşık yüz yıldır, Türk halkı, ‘batı kulübü’ denilen ve etrafı sanal dağlar ile çevirili şu Ergenekon’dan kurtulmaya çalışıyordu.

Sonunda başardı; başardık elhamdülillah!

Önce bölgesel güçsünüz dediler, sonra startejik ortak, şimdi ise model (hayati) ortak diyorlar. Yani artık, kabul ediyorlar ki bu arazinin ve coğrafyanın gerçek sahibi bizleriz. Bizim irademiz ve katılımımız olmadan bu bölgede hiçbir şey kalıcı olmayacak olmuyor.

Bunu önce Amerika anladı. Çünkü o arazide. İşin hakikatini görmeye daha yakın. Artık “gel berabere iş yapalım” diyor. Diğerleri de ardından gelecek. Bunu anlamaya en çok ihtiyacı olan bir diğer ülke de İsrail’dir.

İsrail, Babil’in intikamını Irak’tan aldı ama diğerlerine vakti kalmadı. Siyonist ve zalim devletin helaki ile neticelenecek ‘galaktik hüküm’ devreye girdi girecek. O zamana kadar aklı varsa o da barıştan yana tavır alır. Aksi takdirde dehrin değirmenine dane olmaktan kurtulamayacaktır…

Evet, bütün arazlarına, ‘işler kötüye gidiyor’ diyenlerin ileri sürdükleri ve yer yer haklı da oldukları delillerine rağmen, Türkiye ayağa kalkıyor. Birileri de bundan cidden telaş ediyor.

Baksanıza tedbiri filan elden bıraktılar. Kör gözüne parmağım işler yapıyorlar. Provokasyon olduğu açık pusular, ancak aymazların tevessül edeceği cinsten darbe girişimleri, kafes operasyonları… vs vs. Türkiye’yi durdurmak ve yöneldiği istikametten çevirmek için, yerli yabancı bütün hainler, dessaslar ve hannaslar iş başında. İktidara kızdıkları için onlara destek veren saftiroz Müslümanlar ve iyi niyetli milliyetçi mukaddesatçı vatandaşlar da cabası… ama korkmayın merak da etmeyin; Allah nurunu tamamlayacaktır. Kafirler, zalimler ve münafıklar istemese de… (KURTLAR ÜRÜR,PARDON İTLER ÜRÜR KERVAN YÜRÜR.DEMEK İSTİYOR YAZAR...MERAMINA TERCÜMAN,AĞZINA(ALLAH'INA KURBAN )OLAYIM..)

Bunları boş hayal sanmayın. Sizi kandırmıyorum inşallah. Yeter ki bu söylediklerim, size yapmanız gereken hayırlı hizmetlerden alıkoymasın. ‘İstikbal bizimdir’ derken dehrin ve hadiselerin dilini ve işaretlerini de aktarıyorum. Bu bizi daha çok çalışmaya, daha büyük bir gayretle işlerimize sarılmaya sevk etmeli. Bahar geliyor derken, sizi hazırlık yapmaya davet ediyorum, yan gelip yatmaya değil…

Nasıl bir geleceğin bizi beklediğini merak edenleri ise “28 Ağustos 2057 Salı” başlıklı yazımı bir kere daha okumaya davet ediyorum. Orada sözü geçen Birleşik Türk Devletleri’nin neler yaptığına şahid olsunlar

Hiç telaş etmeyin. Bediuzzaman’ın birinci cihan savaşı sonunda düştüğümüz mağlubiyeti, alem-i manada ‘ricalul gayab’a izah ederken dediği gibi, biz daha o savaşta yenilerek galipler safına geçtik. Onlara yani o günün galiplerine müşevveş/karışık bir mazi, bize parlak bir istikbal düştü. İşte o parlak istikbalin ışıkları başımızı okşamaya başladı.

Fecriniz mübarek olsun!

Mehmet Ali Bulut - Haber 7
mabulut@gmail.com
Kullanıcı avatarı
Zilzal
Arasıra Gelenlerden
Arasıra Gelenlerden
 
İleti: 7
Kayıt: Sal Ağu 04, 2009 12:00 am

vay vay vay

İleti Ekrem » Cum Arl 11, 2009 2:16 pm

Ne hale gelmisiz kimden medet umulur olmus,,,,
Zilzal senin kendi fikrini yazabilcegin bir yazi yokmu..

birak sucu bucu ayaklari
birilerini caktirmadan övme dönemi gecti...

lütfen kopyalip yapistirma varsa kendi fikrin olan bir yazi yazda onu tartisalim.
Kullanıcı avatarı
Ekrem
Demirbaş üye
Demirbaş üye
 
İleti: 99
Kayıt: Pts Şub 09, 2009 1:00 am
Konum: Almanya

Re: ASIL AZMAZ BAL KOKMAZ

İleti cetin » Pzr Oca 03, 2010 1:00 am

sende mı zıl zal kopyala yapıştır.sen de kafa yok mu yazmaya.kım ne amacla yazdıgı nı bılmedıgın yazıları kopyalayıp yapıştırıyorsun.sen gormuyormusun batıda papa, ırakta pesmerge,ısralde ısraıllı, fılıstınde fılıstınlı,abd de conıcı,ama ankaraya gectıgınde türk,üm diyemyenleri görmezmısın.kırmızı cızgılerımız vardı bır zamanlar. ıkı asıret reısını bu gun devlet bakanları randevu alıp gorusuyorlar.ımralı,kandıl,mahmur artık tek elden yonetılıyor.akp genel merkezınden.iç işleri bakanı talımatla gıdıyor asıret reıslerınden medet umuyor. adamlar kafaya koymus senın basbakanın degılmı apoya sayın dıyen ,bop baskanı durur ken olmadıgı anlasılmaya basladı.evt
gelıstık akp ıktıdarında, dun kapımız da ıt olan ıkı hergeleyı bas tacı ettık,vatana ıhanet eden terorıst apo yu onder sectı akp kurt acılım yapıyor,vtanda satılacak ne varsa sattılar,kımıleını gavurlara kımılerınıde içlerindeki yandas gavurlara,tokat ta satıan yelerden haberın varmı.ben solıım... halın yerı ısraıllılere,sıgara fabrıkasının yerı amerkalılara, ado cım yunanlılara zannerdersem bunlar sana bır seyler anlatır.
Kullanıcı avatarı
cetin
Arasıra Gelenlerden
Arasıra Gelenlerden
 
İleti: 8
Kayıt: Per Ağu 27, 2009 12:00 am


Görüşleriniz

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyenler: Kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir

cron